Burdur İli Kırsalında Tarım ve Hayvancılık: Mevcut Durum ve Sorunlar
Yapılış Tarihi | 28 August 2024, Wednesday
PROJE ADI:
Burdur İli Kırsalında Tarım ve Hayvancılık: Mevcut Durum ve Sorunlar
PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ:
Prof. Dr. Cem ERGUN
PROJENİN KONUSU:
Burdur ili Akdeniz Bölgesi’nin iç kısmında ve Göller Yöresi adı verilen bölgede bulunmaktadır. 6883 km² lik yüzölçümüne sahip Burdur ili, 22 Eylül 2002 tarihli ve 24884 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2002/4720 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında “TR61-Düzey 2 İstatistiki Bölge Birimi” içerisinde Isparta ve Antalya ile birlikte yer almaktadır. 2020 yılı itibariyle toplam nüfusu 267.092 olan Burdur ilinin nüfusu 2019 yılına göre 3704 kişilik azalma göstermiştir. İlin yıllık nüfus artış hızı % -1,37 olarak belirlenmiştir. Merkez ilçe dışında 10 ilçesi daha bulunan kentin ilçeleri Ağlasun, Altınyayla, Bucak, Çavdır, Çeltikçi, Gölhisar, Karamanlı, Kemer, Tefenni ve Yeşilova’dır.
İlin toplam arazi varlığı 717.500 hektardır. İlin toplam arazisinin ancak %28,82’si yani 206.784 hektarı tarım arazisi olarak kullanılabilmektedir. Burdur’da bitkisel üretimin büyük bir kısmını tarla bitkileri oluşturmaktadır. Tarla bitkileri olarak hububat ve yem bitkileri ön sırada yer almakta olup, bunu endüstri bitkileri ekimi takip etmektedir. 2020 yılı itibariyle Bitkisel Üretimde Gayrisafi Hâsıla 2.138.697.035,00 TL’dir. İl ekonomisinde hayvancılık oldukça büyük öneme sahiptir. İl nüfusu ile kıyaslandığında neredeyse nüfusun üçte ikisi tarım ve hayvancılık ile geçimini sağlamaktadır. İlde 23 bin kayıtlı çiftçi bulunmakla birlikte 16 bin aktif hayvancılık işletmesi mevcuttur. 2020 yılı itibariyle il genelinde 213.150 büyükbaş, 359.810 küçükbaş ve 271.765 kanatlı hayvan bulunmaktadır. Türkiye’de kişi başına 5 büyükbaş hayvan düşmekte iken Burdur ili 12 büyükbaş hayvan ortalamasına sahiptir. Dolayısıyla şehrin büyükbaş hayvancılığındaki önemi açıkça görülmektedir. Burdur sağılan büyükbaş hayvan sayısı bakımından Türkiye illeri sıralamasında 20. sırada, sağılan süt miktarı bakımından 10. sırada ve bir hayvandan elde edilen ortalama süt miktarı bakımından ilk sırada yer almaktadır. En yüksek verimin Burdur ilindeki hayvanlardan sağlanması Burdur ilinin hayvancılığındaki en büyük avantajdır. Bu yönüyle diğer illerden farkını ortaya koymaktadır. Kişi başına süt üretimi sıralamasında ise Burdur Türkiye illeri arasında Ardahan ve Kars’ın ardından üçüncü sırada yer almaktadır. İlde büyükbaş hayvancılığı işletmelerinin genel olarak yarısından fazlası 10 hayvanın altındaki işletmelerden oluşmakta ve toplamda 16 bine yakın büyükbaş hayvan işletmesi bulunmaktadır. Burdur bölgesinde süt sığırcılığının ekonomik ve sosyal açıdan önemi hem bölge hem de ülke açısından yadsınamaz bir gerçektir.
Ülke nüfusunun hızlı bir şekilde artış gösterdiği ve ekonomik kalkınma çabalarının yoğun olarak sürdürüldüğü bir ortamda Türkiye’de hayvancılık sektörü bir taraftan yeterli ve dengeli bir beslenmenin sağlanabilmesi diğer taraftan da kalkınma için gerekli sermayenin elde edilebilmesi için oldukça önemli bir sektördür. Günümüzde hayvancılık sektörü; yem sanayi, et ve mamulleri sanayi, süt ve mamulleri sanayi, dericilik ve tekstil sanayileri, veteriner ilaçları ve hayvancılık ekipman sanayileri vb. bileşenleri yeni istihdam alanları oluşturmakta ve hayvansal ürünlerin işlenmesiyle katma değer yaratmaktadır.
Ekonomik açıdan oldukça büyük önem taşıyan tarım ve hayvancılık sektöründe özellikle kırsal alanlardaki küçük üreticilerin ekonomik, sosyal ve üretim süreçleri açısından sorunları olduğu düşünülmektedir. Bir diğer ifadeyle; hayvancılık sektörü ve onunla iç içe geçmiş ekonomik dinamikleri barındıran tarımsal faaliyetler gerek ülkemiz açısından gerekse de Burdur ili açısından oldukça büyük bir öneme sahiptir. Bu iki sektör ülke ve il ekonomisine oldukça önemli katkılar sağlarken üreticiler farklı farklı sorunlarla yüz yüze kalabilmektedir.
Projenin konusu da Burdur ilinde hayvancılık sektöründe yaşanan sorunların saptanması ve çözüm önerileri geliştirilmesini içermektedir. Bu bağlamda doğrudan sektörde yer alan kesimlerin deneyimleri, sorunları ve beklentileri yüz yüze görüşmeler yapılarak ortaya koyulmaya çalışılmıştır.
PROJENİN AMACI:
Batı Akdeniz Bölgesi özellikle de Burdur ili sosyo-ekonomik ve coğrafi özelliklerine bağlı olarak zengin bir tarım ve hayvancılık bölgesidir. Bölge itibariyle bakıldığında bu sektörlerde en yoğun üretim yapılan il Burdur olarak karşımıza çıkmaktadır. Burdur ili açısından ekonominin temel kaynakları tarım ve hayvancılık faaliyetleri ve mermer sektörüdür. Kırsal alanlarda ise gerek geçimlik gerek pazara yönelik olarak temel geçim kaynağını tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır.
Bu projenin temel amacı; Burdur ilinin kırsal alanlarında hayvancılık faaliyetlerinde bulunan kesimlerin sosyo-ekonomik durumlarının ortaya konulması ve hayvancılık sektörünün sorunlarının saptanmasıdır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle Burdur İl Tarım Müdürlüğü ve Burdur İli kapsamında İlçe Tarım Müdürlükleriyle görüşülerek en yoğun hayvancılık faaliyeti gösterilen köyler saptanmıştır. Merkez ilçe dahil toplam 11 ilçeye bağlı 33 köyde saha araştırması gerçekleştirilmiş ve üreticilerle yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmeler çerçevesinde üreticilerin mevcut sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin bilgiler elde edilmiş; üreticilerin sektör faaliyetleri kapsamında karşılaştıkları sorunlar saptanmıştır. Aynı zamanda üreticilerin karşı karşıya oldukları sorunlara ilişkin çözüm önerileri ve beklentileri de ortaya çıkarılmıştır.
Proje kapsamında öncelikle Burdur ili kapsamında hayvancılık sektörünün sosyal ve ekonomik yapısını belirleyen dinamikler saptanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda hayvancılık sektörünün karşı karşıya olduğu sorunlar ve sektörde yer alan kesimlerin deneyimledikleri sıkıntılara ilişkin bir çerçeve ortaya koyulması amaçlanmıştır.
PROJENİN BÖLGESEL KATKISI:
Araştırma sonuçlarına göre üreticilerin gerek üretim aşamasında gerekse de elde edilen ürünün elden çıkarılması aşamasında birçok sorunla yüz yüze olduğu sonucuna varılmıştır.
Üreticilerin dile getirdiği en öne çıkan sorunlar şu şekilde sıralanabilir:
• Meraların Yetersizliği-Yokluğu,
• Yem Maliyetlerinin Yüksekliği,
• Yem Bitkileri Üretiminin Düşük Olması,
• Yem Tesislerinin Yetersiz Olması,
• Üniversite ile İşbirliği Eksikliği,
• Denetimlerin Yetersizliği,
• Bürokratik Engeller,
• Teşviklerin Yetersizliği,
• Enerji Maliyetlerinin Yüksekliği,
• Hayvan Hastalıkları,
• Hayvan Ölümleri,
• Süt Veriminin Düşük Olması,
• Süt Fiyatlarının Düşüklüğü,
• Sağım Merkezlerinin Yetersizliği,
• Düzensiz-Bakımsız Barınaklar,
• İşletmelerin Küçük Olması,
• İstihdam Yetersizliği,
• Kapasite Kullanım Sorunu,
• Sulama İmkânlarının Yetersizliği,
• Yem Bulma Problemi,
• Yerel/ Bölgesel Düzeyde Satış- Pazarlama Yapılması,
• Süt İşleme Tesislerinin Yetersizliği,
• Eğitim-Danışmanlık Faaliyetlerinin Yetersizliği.
Ortaya konulan bu sorunlardan hareketle Burdur ili genelinde hayvancılık sektörüne yönelik olarak makro politikalar geliştirilmelidir. Üreticilerin en önemli sorunlarının başında üretim maliyetlerinin yüksekliği ve elde edilen ürün fiyatlarının düşüklüğü gelmektedir. Bu çerçevede üreticiye özellikle yem ve enerji kaynaklarına ulaşımda destek sağlanması ve bu kaynaklara düşük maliyetlerle nasıl ulaşabileceğinin yollarının aranması gerekmektedir. Devletin sağladığı destek ve teşviklerde de düzenlemeye gidilmesi gerektiği düşünülmektedir. Yerli üreticiyi olumsuz etkileyen ithalata dayalı yem ve hayvan alımlarına yönelik düzenleme yapılmalıdır. Hayvan hastalıkları ve ölümleri üreticiyi zor duruma düşürmektedir. Bu bağlamda üreticiye yerinde eğitimler verilerek hayvan sağlığı ve bakımı bilinci kazandırılabilir. Üretimin yoğun olduğu alanlarda gerekirse her köye veteriner istihdamı sağlanması yoluna gidilebilir. Burdur ili ekonomisinde oldukça büyük önem taşıyan hayvancılık sektörünün ne yazık ki ağırlıklı olarak üretim aşamasında güçlü olduğu görülmektedir. Bir diğer ifadeyle hayvansal ürünlere dayalı işletme kapasitesi oldukça düşüktür. Bu bağlamda sektörden elde edilen ürünlerin üretim yerlerine yakın alanlara kurulacak olan tesislerde işlenmesi ve pazara sunulmasına yönelik yatırımlara ağırlık verilmeli ve bu yatırımlar hızlandırılmalıdır. Böylelikle oldukça kaliteli olan ürünlerin il bazında işlenerek pazara sunulması ekonomik kazanımların artmasına katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda ek istihdam yaratılması özellikle genç nüfusun diğer illere olan göç hareketini de bir nebze olsun yavaşlatabilecektir.
Bu uygulamanın il geneline yayılması sayesinde Doğrudan üreticilerle ve sektörün ana aktörleriyle yapılan yüz yüze görüşmelerden hareketle ortaya koyulan sorunlara yönelik çözüm mekanizmalarının geliştirilmesi durumunda daha verimli ve sağlıklı bir üretim süreci yaşanabilecektir.
PROJENİN TOPLUMSAL KATKISI:
Ülkemiz açısından hayvancılık sektörü ve bu sektöre bağlı yan ürünler ekonomik anlamda her zaman önemli katkı sağlamıştır. Ancak birçok alanda olduğu gibi hayvancılık sektörü de uzunca bir zamandır ekonomik ve sosyal politikaların eksik ya da yetersiz olmasından dolayı kendi kederine bırakılmış ve üreticilerin sorunları göz ardı edilmiştir. İthalata dayalı girişimler de aynı şekilde yerli üreticiyi zor duruma düşürmüştür. Burdur ili genelinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun olduğu toplamda 33 köyde yapılan saha araştırmasından elde edilen bulgular öncelikle Burdur hayvancılık sektörüne yönelik geliştirilebilecek iyileştirici politikalara fikir sunabilecektir. Yüz yüze yapılan ve uzun sürelerde gerçekleştirilen bire bir görüşmelerde hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren üreticilerin durumları ve sorunları mümkün olduğunca detaylı bir biçimde saptanmaya ve ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ülke ekonomisinde taşıdığı önem kadar sorunlarla da gündemde olan hayvancılık sektörüne yönelik Burdur ilinde yapılacak iyileştirici ve düzenleyici çalışmalar uzun vadede tüm ülke hayvancılık sektörüne yönelik geliştirilecek makro politikalara da ışık tutabilecektir. Sektörün ana aktörü olan üreticilerin karşı karşıya kaldığı sorunlara yönelik yapılacak yerinde müdahaleler sektörün sıkıntılarının giderilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla çalışma kapsamında yerinde tespit edilen sorunların yine yerinde müdahalelerle çözülmesi sorunların daha da büyümeden ortadan kaldırılmasına vesile olabilecek ve ulusal anlamda hayvancılık sektörüne yönelik politikalar geliştirilmesinde anahtar rol oynayabilecektir.


